• Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Bilişsel Önyargı Nedir?

Bilişsel önyargı, insanlar çevrelerindeki dünyadaki bilgileri işlerken ve yorumlarken ortaya çıkan ve verdikleri kararları ve yargıları etkileyen sistematik bir düşünme hatasıdır.

İnsan beyni güçlü ama sınırlıdır. Bilişsel önyargılar genellikle beyninizin bilgi işlemeyi basitleştirme girişiminin bir sonucudur. Önyargılar dünyayı anlamanıza ve hızla karar almanıza yardımcı olan pratik kurallar olarak çalışır.

  • Bu önyargılardan bazıları hafıza ile ilgilidir. Bir olayı hatırlama şekliniz birkaç nedenden dolayı önyargılı olabilir ve bu da hatalı düşünmeye ve karar vermeye yol açabilir.
  • Diğer bilişsel önyargılar, dikkat sorunları ile ilgili olabilir. Dikkat sınırlı bir beceri olduğundan, insan beyni çevresindeki dünyada neye dikkat ettiği konusunda seçici davranmalıdır.

Bu nedenle, bazı önyargılar dünyayı görme ve düşünme şeklinizi etkileyebilir.

Bilişsel önyargı kavramı ilk olarak 70’li yıllarda ortaya atılmıştır. O zamandan beri, araştırmacılar, sosyal davranış, biliş, davranışsal ekonomi dahil olmak üzere (eğitim, yönetim, sağlık, iş ve finans gibi) çok çeşitli alanlarda karar vermeyi etkileyen bir dizi farklı önyargı türü tanımlamışlardır.

Bilişsel Önyargı ve Mantıksal Hata

İnsanlar bazen bilişsel önyargıları mantıksal hatalarla karıştırırlar, ancak ikisi aynı şey değildir. Bir mantıksal hata, doğru ve geçerli bir argümana dayanmadan karar vermekten kaynaklanır. Bilişsel önyargı ise genellikle bellek, dikkat, atıf ve diğer zihinsel hatalarla ilgili sorunlardan kaynaklanan düşünce işleme hatalarından kaynaklanmaktadır.

Bilişsel Önyargının İşaretleri

Herkes bilişsel önyargılara kapılır. Bunları başkalarında fark etmek daha kolay olabilir, ancak bunun sizin düşüncenizi de etkileyen bir şey olduğunu bilmek önemlidir. Bir tür bilişsel önyargıdan etkilenebileceğinize dair bazı işaretler şunlardır:

  • Sadece fikirlerinizi doğrulayan haberlere dikkat etmek
  • İşler yolunda gitmediğinde dış faktörleri suçlamak
  • Başkalarının başarısını şansla ilişkilendirmek, ancak kendi başarılarınız için kişisel özelliklerinizi öne çıkarmak
  • Herkesin sizin fikirlerinizi veya inançlarınızı paylaştığını varsaymak
  • Bir konu hakkında biraz bilgi edindikten sonra konu hakkında bilmeniz gereken her şeyi bildiğinizi varsaymak

Çevremizdeki dünya hakkında yargılarda bulunurken ve kararlar verirken, objektif, mantıklı ve bize sunulan tüm bilgileri alıp değerlendirebilecek bir durumda olduğumuzu düşünmekten hoşlanırız. Ne yazık ki, bu önyargılar bazen bizi şaşırtıp, kötü kararlar vermemize yol açar.

Bilişsel Önyargı Çeşitleri

İşte düşüncenizi çarpıtabilecek en yaygın bilişsel önyargı türlerinden bazıları:

  • Aktör-gözlemci önyargısı: Bu, diğer insanların davranışlarını içsel nedenlere atfederken kendi eylemlerinizi dış nedenlere atfetme eğilimidir. Örneğin, yüksek kolesterol seviyenizi genetikle ilişkilendirirken, diğerlerininkinin kötü beslenme ve egzersiz eksikliği nedeniyle yüksek seviyede olduğunu düşünürsünüz.
  • Sabitleme önyargısı: Bu, öğrendiğiniz ilk bilgi parçasına çok fazla güvenme eğilimidir. Örneğin, bir arabanın ortalama fiyatının belirli bir değer olduğunu öğrenirseniz, bunun altındaki herhangi bir tutarın iyi olduğunu, daha iyi fırsatlar aramanıza gerek olmadığını düşünürsünüz. Bu önyargıyı, ilk bilgiyi dikkate alarak düşünmelerini sağlayıp başkalarının beklentilerini belirlemek için kullanabilirsiniz.
  • Dikkat önyargısı: Bu, bazı şeylere odaklanıp aynı anda diğerlerini görmezden gelme eğilimidir. Örneğin, hangi otomobili alacağınıza karar verirken, dış ve iç mekanın görünümüne ve hissine dikkat ederken, güvenlik bilgilerini ve yakıt harcamasını göz ardı edebilirsiniz.
  • Sezgilere güvenmek: Bu, hızlı bir şekilde aklınıza gelen ilk bilgilere daha fazla değer vermenizdir. Bu bilgilere daha fazla güvenirsiniz ve gelecekte karşılacağınız olayların olma olasılığını abartma eğilimine girersiniz.
  • Onay önyargısı: Bu, mevcut inançlarınıza uyan bilgileri doğru kabul etmek ve uymayan kanıtları görmezden gelmektir.
  • Yanlış fikir birliği etkisi: Bu, diğer insanların sizinle ne kadar aynı fikirde olduğunu abartma eğilimidir.
  • İşlevsel sabitlik: Bu, nesneleri yalnızca belirli bir şekilde kullanılabilir olarak görme eğilimidir. Örneğin, çekiciniz yoksa, duvara bir çivi çakmak için büyük bir nesnenin de kullanılabileceğini asla düşünmezsiniz. Bu önyargı, kişisel bir asistanın liderlik becerilerine sahip olduğunu fark etmemek gibi insanların işlevlerine kadar uzanabilir.
  • Halo etkisi: Bir kişi hakkındaki genel izleniminiz, onun karakteri hakkında nasıl hissettiğinizi ve düşündüğünüzü etkiler. Bu özellikle diğer niteliklerini nasıl derecelendirdiğinizi etkileyen fiziksel çekicilik için geçerlidir.
  • Yanlış bilgi etkisi : Bu, olay sonrası edinilen bilginin orijinal olayın hafızasına müdahale etme eğilimidir. Başkalarından gelen olay hakkında duyduklarınızdan hafızanızın etkilenmesi kolaydır. Bu etkinin bilinmesi, görgü tanığı bilgilerine güvensizliğe yol açmıştır.
  • İyimserlik önyargısı : Bu önyargı, talihsizlik yaşama olasılığınızın daha düşük olduğuna ve başarıya ulaşma olasılığınızın daha yüksek olduğuna inanmanıza neden olur.
  • Kendini iyi görme önyargısı: Bu, kötü şeyler olduğunda dış güçleri suçlama ve iyi şeyler olduğunda kendinize değer verme eğilimidir. Örneğin, bir poker eli kazandığınızda, bunun nedeni diğer oyuncuları okuma ve olasılıkları bilme becerinizdir, kaybettiğinizde ise kötü bir elin dağıtılmasıdır.
  • Dunning-Kruger etkisi: Bu, gerçekte olduklarından daha akıllı ve daha yetenekli olduklarına inanan insanların kullandığı önyargıdır. Örneğin, yetenek yarışmalarında kendi yetersizliklerini fark edemeyen bir çok katılımcı gözleriz.

Bazen, birden fazla önyargı kararlarınızı ve düşüncelerinizi etkilemede rol oynayabilir. Örneğin, bir olayı yanlış hatırlayabilir (yanlış bilgilendirme etkisi) ve diğer herkesin olanlarla ilgili aynı şeyleri düşündüğünü varsayabilirsiniz (yanlış fikir birliği etkisi).

Bilişsel Önyargının Nedenleri

Bir karar verirken mümkün olan her seçeneği düşünmeniz gerekseydi, en basit seçimi bile yapmak çok zaman alırdı. Çevrenizdeki dünyanın karmaşıklığı ve ortamdaki bilginin çokluğu nedeniyle, bazen hızlı karar vermenizi sağlayan bazı zihinsel kısayollara güvenmek gerekir.

Bilişsel önyargılara bir dizi farklı şey neden olabilir, ancak sezgisel olarak bilinen bu zihinsel kısayollar,  genellikle önemli bir rol oynar. Çoğu zaman şaşırtıcı derecede doğru olsalar da, düşüncede hatalara da yol açabilir.

Bu önyargılara katkıda bulunabilecek diğer faktörler:

  • Duygular
  • Bireysel motivasyonlar
  • Zihnin bilgiyi işleme yeteneğinin sınırları
  • Sosyal baskılar

Bilişsel önyargı, bilişsel esnekliğin azalması nedeniyle insanlar yaşlandıkça artabilir.

Bilişsel Önyargının Etkisi

Bilişsel önyargılar, çarpık düşünceye yol açabilir. Örneğin komplo teorisi inançları genellikle çeşitli önyargılardan etkilenir.  Ancak bilişsel önyargıların hepsi kötü olmayabilir. Psikologlar, bu önyargıların çoğunun uyarlanabilir bir amaca hizmet ettiğine inanıyor: Kararlara hızlı bir şekilde ulaşmamızı sağlıyorlar. Tehlikeli veya tehdit edici bir durumla karşı karşıya olduğumuzda bu hayati olabilir.

Örneğin, karanlık bir sokakta yürüyorsanız ve sizi takip ediyor gibi görünen karanlık bir gölge görürseniz, bilişsel bir önyargı, bunun bir soyguncu olduğunu ve ara yoldan mümkün olduğunca çabuk çıkmanız gerektiğini varsaymanıza yol açabilir. Karanlık gölgeye, esintiyle dalgalanan bir bayrak neden olmuş olabilir, ancak zihinsel kısayollara güvenmek, kararların hızlı bir şekilde alınması gereken durumlarda sizi tehlikeden kurtarabilir.

Bilişsel Önyargıların Üstesinden Gelmek İçin İpuçları

Araştırmalar, bilişsel eğitimin düşünmedeki bilişsel önyargıları en aza indirmeye yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Düşüncenizi ve karar vermenizi etkileyebilecek önyargıların üstesinden gelmenize yardımcı olmak için yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır:

  • Önyargının farkında olmak: Önemli bir karar vermeden önce önyargıların düşüncenizi nasıl etkileyebileceğini düşünün. Bir çalışmada, araştırmacılar, katılımcıların önyargılarının kararlarını nasıl etkilediklerini anlamalarına yardımcı olan geribildirimler vermişlerdir. Çalışmanın sonuçları, bu tür bir eğitimin bilişsel önyargının etkilerini %29 oranında azaltabileceğini göstermiştir.
  • Kararlarınızı etkileyen faktörleri göz önünde bulundurarak: Verdiğiniz bir kararda başkalarına aşırı güven veya diğerlerinin kişisel çıkarları gibi faktörler var mı? Kararlarınız üzerindeki etkileri düşünmek, daha iyi seçimler yapmanıza yardımcı olabilir.
  • Ön yargılarınıza meydan okumak: Seçimlerinizi etkileyen faktörlerin olduğunu fark ederseniz, önyargılarınıza aktif olarak meydan okumaya odaklanın. Gözden kaçırdığınız neler var? Belirli yönlere veya bilgilere çok mu ağırlık veriyorsunuz? Sizin görüşünüzü desteklemediği için doğru bilgileri görmezden mi geliyorsunuz? Bunları düşünmek ve ön yargılarınıza meydan okumak sizi daha doğru kararlara götürebilir.