• Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Kaygı Nedir? Kaygıyla Nasıl Başa Çıkılır?

Kaygı, bedenin ya da zihnin, tehlike algısıyla ortaya çıkan, yoğun endişe duyma durumudur. Endişeli olduğunuzun her zaman farkında olmayabilirsiniz ancak endişeli olduğunuz anlarda hisleriniz, duygularınız ve düşünceleriniz bu endişeler doğrultusunda şekillenir.

Bu nedenle bu yazımda, duygu ve düşüncelerinizi ve dolayısıyla davranışlarınızı yoğun şekilde etkileyen kaygı durumlarıyla başa çıkmada yardımcı olabilecek için birkaç ipucunu derledim.

Herkes için farklı konular endişe yaratabilmektedir ve bu endişeler, bazen kişide problem çözme becerisi geliştirebileceği gibi bazen de kişinin olaydan tamamen uzaklaşmasına neden olabilir. Eğer bu durum kişinin yaşam akışını etkiliyor, hayat kalitesini düşürüyorsa, kafasındaki kötü senaryolar günden güne artıyor ve kişinin aklından çıkmamaya başlıyorsa, müdahale edilmesi gerekebilir.

İşte endişe durumlarında size yardımcı olabilecek birkaç beceri ve bunların kullanımı:

En Olası Açıklamayı Bulma ve Odaklanma

Yoğun endişe anlarında, aklımıza her zaman olabilecek en kötü senaryo gelmektedir. Bu senaryo, ne kadar gerçekçi ya da olası olmasa da, buna inanmak her zaman, diğer olasılıkları düşünmekten daha kolaydır. Bunun yerine, zihninizin ürettiği açıklamanın en olası açıklama olup olmadığına odaklanmalıyız. Ardından, daha olası bir açıklamanın ne olduğunu belirleyin.

Zihninize ilk gelen, en kötü senaryo yerine, en olası açıklamaya odaklanmak, kaygı seviyenizin azalmasına ve olaya daha mantıklı bir bakış açısıyla yaklaşmanıza yardımcı olacaktır.

Seçeneklerinizi Tanımlama

Endişe anlarında, karşılaştığımız olay, hiçbir şekilde çözümlenmeyecek ve hep devam edecek gibi görünebilir. Bu bakış açısı, soruna hiçbir şekilde yardımcı olmayacağı gibi, kişinin endişesinin büyümesine neden olur.

Bunun yerine kendimize; ‘Ne yapabilirim?’, ‘Kontrol edebileceklerim neler?’, ‘Tek seçeneğim bu mu?’ gibi soruları sormak, hızlı bir öz kontrol sağlayarak, işe yarar düşünce ve eylemlere odaklanmamıza yardım edebilir.

Harekete geçebileceğiniz ve kontrolü ele alabileceğiniz seçenekleri değerlendirmek, endişemizin de azalmasını sağlayacaktır.

Önceliklerinizin Farkına Varmak

Bize kaygı veren durumlarda, önceliğimizin ne olduğuna odaklanmak, düşüncelerimizin dağılmasına yardımcı olarak, endişelerimizin artmasına engel olacaktır. Bu yazıyı örnek alabiliriz. Yazdıklarımın bazı insanlar tarafından beğenilmemesi ya da onaylanmaması fikri beni endişeye sürükleyebilecek bir durum olmasına rağmen, yazının birilerinin işine yarayabilecek ya da birine yardım edebilecek olması, benim için daha öncelikli olduğundan, kaygılanmak yerine, olabildiğince faydalı bir yazı yazmaya odaklanabilirim.

Sizi endişeye sürükleyebilecek, mükemmeliyetçi düşüncelerin farkına varmak

Her şeyde mükemmel olmamız ya da ilk denediğimiz her şeyde iyi olmanız mümkün olmadığı gibi, böyle bir şeyi kimse bizden beklememelidir. Mükemmeliyetçiliğe kendimizi kaptırdığımızda, zihnimizde başarısızlık ihtimallerini felakete dönüştürerek, endişeye kapılırız.

Bu tür düşünceleri, ‘tercih’ durumuna çevirmek, olaylara daha sakin bakmanıza yardımcı olacaktır. Örneğin; “İlk denediğimde, her şeyde iyi olmam gerekiyor” yerine “İlk denediğimde, her şeyde iyi olmayı tercih ederim.” düşüncesini oluşturmak ve kendimize daha şefkatli bir konuşma şekli oluşturmak, endişelerimizin ortaya çıkmasına engel olacaktır.

Mutlu ve üretken olmak için kaygıyı hayatınızdan tamamen çıkarmanıza gerek yok. Bununla birlikte, gereksiz kaygı ve getirdiklerini yatıştırmak için bazı becerilere sahip olmak yararlıdır.

Kaygıyla başa çıkma becerilerinizi artırmak istiyorsanız Psikademi Psikologları yanınızda. Hemen tıklayın ve randevu alın…

Kaynakça

Andrew Mathews, Why worry? The cognitive function of anxiety, Behaviour Research and
Therapy, Volume 28, Issue 6, p. 455-468

4 Critical Skills Every Anxious Person Needs